Gün yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Altyapı sorunlarını akademik bir kavramın arkasına saklayarak izah etmeye çalışmak, gerçeği açıklamak değil, sorumluluktan kaçmaktır. “Teknik borç” söylemi, yaşanan sorunların nedenini açıklayan değil, üstünü örten bir perdeye dönüşmüştür.
Alanya’da yaşanan elektrik kesintileri, altyapı yetersizlikleri ve plansızlık yeni değildir. Bu sorunlar yıllardır bilinmektedir. Eğer bugün hâlâ aynı başlıkları konuşuyorsak, burada mesele “geçmişten kalan borç” değil, devam eden yönetim zafiyetidir. Bugünün işini yarına bırakmanın bedeli” deniyor. Doğrudur. Ancak bu kadar hızlı göç alan ve nüfusu sürekli büyüyen bir şehirde siz nasıl bir planlama yaparak bu sorunu çözeceksiniz ki bırakın alt yapıyı üst yapı olan yollar bile iç acısı. Belediye yönetiminin Milliyetçi Hareket Partisi’nden Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçmesinin üzerinden iki yıl geçmiştir. İki yıl; mazeret üretme değil, sonuç ortaya koyma süresidir.
Bugün gelinen noktada vatandaşın hayatında somut bir rahatlama yoksa, kesintiler devam ediyorsa, altyapı hâlâ yetersizse; bunun adı “teknik borç” değil, yönetememektir. Alanya’nın büyüdüğü, turizm yükünün arttığı söyleniyor. Bu yeni bir durum değildir. Bu şehir dün de büyüyordu, bugün de büyüyor. Büyümeye de devam edecek. Eğer buna rağmen altyapı yetersiz kalıyorsa, sorun büyüme değil, büyümeyi yönetmek yerine sürekli eski yönetimi eleştiren anlayıştır. Daha da önemlisi, kamuoyuna sürekli bir söylem sunulmakta ancak hiçbir somut veri paylaşılmamaktadır. Teknik borç ne kadardır? Hangi projelerle kapanacaktır? Takvim nedir? Vatandaş ne zaman bu sorunların bittiğini hissedecektir? Bu soruların hiçbirine net cevap verilmeden yapılan açıklamalar, çözüm değil algı yönetimidir. Gerçek şudur. Yıllardır çözülemeyen sorunlar bugün de çözülmüyorsa, sorumluluk sadece geçmişe ait değildir. Sürekli geçmişi işaret etmek, bugünün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Elektrik kesintilerinde sorumluluk bugün görevde olan idare ve ilgili kurumlardadır. Alanya’nın artık kavramlara değil, icraata ihtiyacı vardır. Vatandaşın sabrı “teknik borç” söylemiyle test edilemez. Son sözümüz nettir. Bu şehir mazeret değil, yönetim görmek istiyor. Açıklama değil, sonuç istiyor."




