Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, Alanya turizmine yönelik eleştirilere ilişkin açıklamalarda bulundu. Gencelli, yapılan değerlendirmelerin tek taraflı olmaması gerektiğini vurgulayarak, destinasyonların bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

SADECE KÖTÜYÜ GÖRMEK İSTERSENİZ KÖTÜYÜ GÖRÜRSÜNÜZ

Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, “Sayın Yılgör Demirtaş'ın Hilton'da ve birçok önemli otelde yöneticilik yapmış olması nedeniyle sektörel tecrübesine elbette saygı duyuyorum. Ancak turizmde "iyi" ve "kötü" gibi kesin tanımlar yoktur. Turizmde asıl mesele kime göre ve neye göre değerlendirme yapıldığıdır.

Sadece kötüyü görmek isterseniz kötüyü görürsünüz, sadece olumsuz yorumlara bakarsanız olumsuzlukları görürsünüz. Aynı şekilde olumlu yönlere bakarsanız da farklı bir tabloyla karşılaşırsınız. Bu nedenle bir destinasyonu değerlendirirken tek taraflı değil, bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmek gerekir.

İMAJA ZARAR VERİYOR

Sayın Demirtaş'ın bazı eleştirilerinde doğruluk payı bulunabilir. Nitekim her destinasyonun olduğu gibi Alanya'nın da geliştirmesi gereken yönleri vardır. Ancak toplumda sıkça kullanılan bir söz vardır; ‘Yanlış üslup, doğru sözün celladıdır.’ Eleştiriler yapıcı olmaktan çıkıp genellemeye dönüştüğünde, artık sorunları çözmeye değil, destinasyonun imajına zarar vermeye başlar.

İFADELERİ SON DERECE TALİHSİZ

Özellikle ‘faili meçhul cinayetlerin olduğu yer’ şeklindeki ifade son derece talihsizdir. Bu kadar ağır bir iddianın mutlaka somut verilerle ve belgelerle desteklenmesi gerekir. Aynı şekilde ‘Kleopatra Plajı dolandırıcıların yeri olmuş’ şeklindeki bir değerlendirme de ciddi bir suçlamadır. Kim dolandırılmıştır, hangi olay yaşanmıştır, hangi veriye dayanılarak bu sonuca varılmıştır? Bunların kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Turizm gibi milyonlarca insanı ilgilendiren bir sektörde açıklamalar yapılırken somut bilgilerle konuşmak büyük önem taşımaktadır.

DOĞANIN SONUCU

Plajlarla ilgili eleştirilerine gelince; Alanya'nın birçok sahili doğal yapısını korumaktadır. Bazı bölgelerde deniz girişlerinin taşlık olması doğanın bir sonucudur. Eğer bu doğal yapıları tamamen değiştirip betonlaştırmaya kalkarsanız bu kez çevresel hassasiyetler ve koruma kuralları gündeme gelir. Doğal yapıyı koruduğunuzda ise bazı ziyaretçiler bu durumdan memnun olmayabilir. Dolayısıyla burada bir denge söz konusudur. Konuya sadece turistik konfor açısından değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da bakmak gerekir.

ALANYA'YA EN BÜYÜK HAKSIZLIK

Ancak en çok karşı çıktığım ifade ‘Alanya'dan vazgeçin, üstünü çizin’ söylemidir. Bu söz bir destinasyona yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir. Çünkü münferit olaylar destinasyonları bağlamaz. Dünyanın hiçbir turizm şehrinde her şey kusursuz değildir. Zaman zaman olumsuz olaylar yaşanabilir, bireysel hatalar olabilir. Ancak bunlardan yola çıkarak milyonlarca turist ağırlayan bir destinasyonun üzerini çizmek doğru bir yaklaşım değildir.

Öncelikle şu soruyu sormak gerekir; Sayın Demirtaş Alanya'nın hangi bölgelerini gezmiş, hangi bölgelerinde vakit geçirmiştir? Alanya'yı sadece belirli bir mahalle veya belirli bir nokta üzerinden değerlendirmek mümkün değildir. Alanya yaklaşık 70 kilometrelik sahil bandına sahip, birbirinden farklı turizm bölgelerini bünyesinde barındıran büyük bir destinasyondur. Bir noktada yaşanan bir deneyimle bütün Alanya hakkında hüküm vermek sağlıklı değildir.

ALANYA'YA ÖZGÜ BİR SORUN DEĞİL

‘Turist yok, plajlar boş’ eleştirisine gelince; evet, bu sezon yalnızca Alanya'da değil, Türkiye'nin birçok destinasyonunda beklenen seviyelerin altında seyreden bir talep söz konusudur. Bunun nedenleri arasında bölgesel savaşlar, küresel ekonomik gelişmeler, tüketici davranışlarındaki değişimler ve maliyet baskıları bulunmaktadır. Ancak bu tabloyu sadece Alanya'ya özgü bir sorun gibi göstermek gerçekçi değildir.

Ayrıca Alanya bugün 10 yıl önceki Alanya değildir. Kentimiz son yıllarda önemli bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Spor turizmi, gastronomi, sağlık turizmi, kültür turizmi ve alternatif turizm ürünleri konusunda ciddi çalışmalar yürütülmektedir. Alanya artık sadece deniz-kum-güneş destinasyonu olmanın ötesine geçmeye çalışan bir turizm anlayışına sahiptir.

ANAHTAR PARTİ'DE GÜZEL ATAMA
ANAHTAR PARTİ'DE GÜZEL ATAMA
İçeriği Görüntüle

ALANYA'NIN YOL HARİTASI ÇIKACAK

Bunun en somut göstergelerinden biri de Alanya'nın kendi Turizm Master Planı'nı hazırlayan Türkiye'deki öncü destinasyonlardan biri olmasıdır. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sektör temsilcileri ve paydaşların katkılarıyla hazırlanan bu çalışma, Alanya'nın kısa, orta ve uzun vadeli turizm vizyonunu ortaya koymaktadır. Bu ay sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte netleşecek olan Alanya Turizm Master Planı, destinasyonun geleceğine yön verecek önemli bir yol haritası olacaktır.

Sonuç olarak eleştiri elbette değerlidir. Ancak eleştiri ile destinasyonu kötülemek arasında çok ince bir çizgi vardır. Bu çizgiye dikkat etmek gerekir. Sorunları konuşalım, eksikleri tartışalım, çözüm önerileri geliştirelim. Ancak bunu yaparken Alanya'nın sahip olduğu değerleri, başarıları ve geleceğe yönelik vizyonunu da görmezden gelmeyelim. Çünkü Alanya bugün de Türkiye'nin en önemli turizm destinasyonlarından biridir ve gelecekte de bu konumunu daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir.”