Antalya 5. İdare Mahkemesi, bünyesinde Çayarası Yaylası’nın da bulunduğu Alanya’nın Şıhlar Mahallesi’nde yapılması planlanan kurşun-çinko madeni ve kırma-eleme tesisine verilen “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etmişti. Kararda, projenin ekolojik bütünlük, su kaynakları, tarım alanları ve insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğu vurgulanmıştı.
Şıhlar Mahallesi sınırlarında, yapılması planlanan kurşun-çinko madeni ve kırma-eleme tesisine ilişkin verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı yargıdan döndü. Antalya 5. İdare Mahkemesi, 17 sayfalık kararında projenin birçok açıdan yetersiz değerlendirildiğini belirterek, söz konusu idari işlemin hukuka uygun olmadığını hükme bağladı.
Mahkeme kararı, maden sahasının 1986,25 hektarlık orman alanını kapsadığına dikkat çekti. Proje alanının 10,99 hektarlık kısmında faaliyet öngörülse de, ÇED alanı içinde ve çevresinde yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip orman yapıları, endemik bitki ve hayvan türleri, zeytinlikler, yeraltı ve yüzey suyu kaynakları ile aktif tarım ve arıcılık alanlarının bulunduğu ortaya konmuştu.
Kararda, proje alanının Alanya Dimçayı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’na yalnızca 5 km mesafede olduğuna işaret edilirken, bu alanın Türkiye’nin en önemli kelebek yaşam alanlarından biri olan “Osmanlı Kelebeği (Lycaena ottomana)”nın koruma sahası içinde kaldığı vurgulandı.
Dosyada görevlendirilen uzman bilirkişi heyeti, projenin uygulanması durumunda yalnızca yerel değil bölgesel ölçekte çevresel tehditler yaratabileceği yönünde rapor sundu. Raporda, “Projenin hem flora-fauna, hem su havzaları, hem de toprak ekosistemleri üzerinde telafisi güç etkiler yaratabileceği” ifadeleri yer aldı.
Özellikle ağır metallerden olan kurşun (Pb) ve çinko (Zn) ile çalışacak tesisin; çevreye yayılacak tozlar, zemin deformasyonları, patlatmalar ve taş ocaklarında yaratılacak sediment yüküyle hem canlı sağlığını hem de yerleşim yerlerinin içme suyu kaynaklarını tehdit edeceği tespit edildi.
Kararda, CED-1 sahasının HES projelerine ve sulama havzalarına çok yakın olduğu, vadilerde ve geçici akarsularda gözlenen mevsimsel su hareketlerinin yer altı suyu rejimini etkileyebileceği ifade edildi. Patlatmaların yer altı su yollarında deformasyona neden olabileceği, tozlaşmanın ise arıcılık ve tarımsal verim üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği belirtildi. ASAT (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) ve Büyükşehir Belediyesi’nin görüşlerinin alınmamış olması da “önemli bir eksiklik” olarak kayda geçti.
Orman ve flora uzmanlarının değerlendirmesine göre, proje sahası içinde Akdeniz bitki örtüsüne özgü sedir, ardıç ve karaçam gibi ağaçlar ile Türkiye florasında “nadir ve nesli tehdit altında” kategorisinde yer alan endemik bitki türleri tespit edildi. ÇED alanı içinde yapılacak faaliyetlerin bu türleri geri dönülmez şekilde yok edebileceği ve habitat bütünlüğünü bozacağı kaydedildi.
Hava kalitesi modellemesi, ÇED dosyasında yalnızca toz dağılımı üzerinden yapılmış; ancak projenin 51 adet tozuma kaynağına sahip olduğu tespit edilmesine rağmen bu kaynakların emisyon değerleri yeterli düzeyde hesaplanmamıştı. Bilirkişi heyeti, kurşun ve çinko tozlarının solunum yoluyla vücuda girerek sinir sistemi hasarına yol açabileceğini ve “kanserojen etkili bileşikler” içerdiğini belirtti.
Kararda, ÇED sürecinde halkın katılımının etkin şekilde sağlanmadığı, proje tanıtım dosyasının eksik olduğu, kamuoyuna duyuruların yeterince yapılmadığı ve bilimsel analizlerin yerel koşulları yansıtmadığı belirtildi. Bu yönleriyle kararın şekil yönünden de sakat olduğu kaydedildi.
Antalya 5. İdare Mahkemesi, tüm bu gerekçelere dayanarak “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptaline karar verdi. Kararda, proje dosyasının bilimsel yetersizlikler içerdiği, halk sağlığı, doğal yaşam, su kaynakları ve tarım üzerinde tehdit oluşturduğu, mevzuata ve çevre etiğine uygun olmayan bir sürecin yürütüldüğü vurgulandı.
VALİLİK İTİRAZ ETTİ
Antalya Valiliği, Antalya 5. İdare Mahkemesi'nin verdiği karara itiraz etti. Valiliğin itirazını değerlendiren Danıştay 4. İdare Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı. Danıştay'ın verdiği kararı paylaşan Alanya Şoförler Odası Başkanı Ali Akkaya, "Çayarası, Avla ve Cindi yaylaları için çevre kirliliği yaratacak olan kurşun-çinko maden ocağı açılması ile ilgili Yaylakonak ve Şıhlar muhtarlarının öncülüğünde köylülerimizce açılan dava; köylülerimiz lehine sonuçlanmış ve Danıştay tarafından da haklılığımız tasdiklenmiştir. Yaylamız çevre kirliliğinden kurtulmuştur. Davada büyük emekleri olan avukatlarımız Fatih Barcın ve Özer Tuncay‘a çok teşekkür ederiz" dedi.