Özcan, özellikle Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik belirsizliklerin turizm hareketliliğini etkilediğini ifade etti. Her yıl nisan ayında hız kazanan sezonun bu yıl beklenen tempoya ulaşamadığını dile getiren Özcan, buna rağmen talebin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.
Kurban Bayramı’nın iç turizm açısından kritik bir dönem olduğuna dikkat çeken Özcan, bayram tatiliyle birlikte hareketliliğin artmasını beklediklerini söyledi. Mevcut rezervasyonların orta seviyede ilerlediğini belirten Özcan, “Son dakika satışlarının belirleyici olacağını öngörüyoruz” dedi.
Büyük şehirlerden kıyı bölgelerine olan talebin sürdüğünü ifade eden Özcan, özellikle taksitli ödeme imkânları ve erken rezervasyon kampanyalarının iç pazarı desteklediğini kaydetti. Bayram döneminde doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 70 ila 90 seviyelerine ulaşmasının beklendiğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan bölgede açık olan otel sayısının her geçen gün arttığını belirten Özcan, Kurban Bayramı ile birlikte çok sayıda tesisin daha hizmete gireceğini ve sezonun fiilen başlayacağını ifade etti. Bu durumun hem istihdam hem de bölge ekonomisi açısından olumlu katkı sağlayacağına işaret etti.
2026 sezonuna ilişkin genel tabloyu “temkinli iyimserlik” olarak değerlendiren Özcan, sektörün bu süreci doğru stratejilerle fırsata çevirebileceğini belirtti. Özcan, esnek fiyat politikaları, dijital pazarlama ve hizmet kalitesinin korunmasının bu dönemde kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Türkiye turizminin güçlü altyapısı ve kriz yönetimi deneyimi sayesinde zorlu süreçleri aşabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Özcan, kamu ve özel sektör iş birliğiyle sezonun daha dengeli ve verimli geçeceğine inandıklarını sözlerine ekledi.